Büyük Tehlike: Plastik Çöpler!

Büyük tehlike: PLASTİK ÇÖPLER!


Deniz çöplerinin %60 ila %80’inini plastik çöpler oluşturuyor.

Okyanus ve denizlerde, yaklaşık 100 ila 150 milyon ton plastik çöpün yüzdüğü tahmin ediliyor. Buna her yıl 6,5 milyon ton daha ekleniyor. BM Çevre Programı’nın verilerine göre, açık denizlerde her kilometrekare başına ortalama 13 bin plastik düşüyor. Akıntılar bu çöpleri dünyanın her köşesine dağıtıyor.

Plastikler atık olarak denize ulaştıklarında bozunma sıcaklıklarının yüksek olması, ultra viyole ışınlarına ve bakterilere karşı dayanıklı olması nedeniyle yüzyıllarca denizlerde varlıklarını sürdürüyor; insanlar, doğal yaşam ve ekosistem için büyük tehlikelere neden oluyor.

Plastikler, fiziksel aşınmaya maruz kaldığında aşamalı olarak parçalanıp mikro-plastik denen çok daha küçük parçalara bölünüyorlar (yarıçapı 5mm’den küçük). Çoğu, tekstil ürünlerinden sentetik dokular ya da deterjan, kozmetik ve kimyasal üretimden gelen katalizör parçacıklar, plastik poşet parçacıkları ( doğada %100 çözünen poşetler de dahil olmak üzere), lastiklerden aşınıp kopan parçacıklar ve bileme-yontma süreçlerinden açığa çıkan plastik atıklar. Bu mikro-plastik atıklar kanalizasyon veya yağmur sularıyla nehir ve denizlere sürükleniyor.

Plastik çöpler neden sorun?
Doğal ortam ve ekosistem için tehdittir:
• Suda süzülen mikro-plastik atıklar pek çok farklı organizma tarafından yutuluyor. İçlerindeki zehirli maddeler, bu parçacıkları yutan deniz canlıları yoluyla beslenme zincirine halka oluyor ve insana kadar ulaşabiliyor. Gözle görülmeyen bu plastikleri mikro seviyedeki deniz canlılarından ayırmak ve okyanusu bu kirleticiden temizlemek ise hiç kolay olmuyor.
• Denizlere ulaşan makro-plastik atık parçalar ise yemek zanneden deniz memelilerinin, deniz kaplumbağalarının, sürüngenlerin, balık ve deniz kuşlarının ölümüne ya da acı çekmelerine neden olabiliyor. Örneğin kaplumbağalar, denizanası zannettikleri plastik poşetleri yiyebiliyor; kuşlar kendilerini ve yavrularını balık yumurtası veya yengeç zannettikleri plastiklerle besleyebiliyorlar. Çöpleri yiyerek mideleri dolan canlılar açlığa maruz kalıyor ve besin yetersizliğinden ölüyorlar. Yenilen maddeler canlının solunum kanalını tıkayarak havasızlıktan ölmesine de sebep olabiliyor.
(Plastik çöpleri yem sanıp yiyerek ölen on binlerce yavru albatrosların belgeselini izlemek için tıklayın)

• Deniz memelileri, deniz kaplumbağaları denize bırakılmış balıkçı ağlarına takılabiliyor. Bu takılma bu canlılarda mutlaka ölümle sonuçlanmasa da çok derin acılara sebep olabiliyor.

(Bir kaşalot balinasının balıkçı ağlarından kurtarılmasını izlemek için tıklayın)

İnsan sağlığı için tehdittir:

• Denizdeki ve kıyılardaki plastik atıklar insan sağlığını tehdit eden zararlı kimyasalların yayılmasına, yaralanmalara, bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşmasına neden olabiliyor.

Ekonomiyi olumsuz etkiler:
• Plajların ve denizlerin temizliği çok maliyetli olabiliyor; özellikle ulaşımın zor veya altyapının eksik olduğu ücra yerlerde.

Kirletilmiş deniz ve plajlar turist çekmiyor. Daha az turist sahil toplulukları için daha az gelir anlamına geliyor.
• Denizde salınan plastik ve diğer atıklar pervane ve çapaya dolanarak teknelere maliyetli, belki de tamir edilemez hasarlar veriyor.
• Ekosistemin işleyişine ve insanların sağladığı hizmetlere plastik atıklar ve diğer atıklar yüzünden gelen her zarar insanların geçimini etkiliyor.

Uzun mesafeler kat ediyor:
Plastik ve diğer katı atıklar deniz akıntıları, dalgalar, rüzgarlar ve akışlarla yolculuk ederek kaynağından çok uzaklara ulaşabiliyor. Bu atıkları insanların hiç yaşamadığı bakir bölgelerde görmek bile mümkün oluyor.

Uzun ömürlüdür:
Plastik çöpler doğal yaşamı, ekosistemi ve insan sağlığını on yıllarca, yüz yıllarca tehdit ediyor.
• Misina 600 yıl
• Plastik şişe 450 yıl
• Çocuk bezi 450 yıl
• Lastik ayakkabı tabanı 50-80 yıl
• Naylon kumaş 30-40 yıl
• Plastik poşet 10-20 yıl

İzlemesi zordur:
Bir plastik çöpün nerede oluştuğu, yolda başına neler geldiği ve ulaştığı yere niçin geldiği gibi etmenleri, yani rotasını ve kaderini takip etmek ise neredeyse imkansız oluyor.

Görüş alanı dışındaysa erişim alanı da dışındadır:
Mikro-plastik atıklar küçük olmaları sebebiyle gözle görünmüyor. Deniz altındaki ağır makro-çöpler de görüş alanı dışında kalıyor. Her ikisinin de giderimi neredeyse mümkün olmuyor.

Denizlere ve kıyılara ulaşan plastik ve diğer katı atıkların kaynağı nedir?
Denizlerde veya kıyılarda bulunan çöpler özellikle kara kaynaklı uygulamalardan kaynaklanır, bunlar:
• Katı atıkların uygun olmayan şekilde tasfiyesi
• Yetersiz atık yönetimi- toplama, taşıma, arıtma ve son boşaltımın elverişsiz olması
• Arıtılmamış kanalizasyon boşaltımı – arıtma tesislerinin yetersizliği ya da güçlü fırtınalar
• Sorumsuzca boşaltılan endüstriyel atıklar – bu atıklar üretim artığı hurda, ambalaj veya hammadde, plastik reçine tanecikleri ve arıtılmamış atık su
• Turizm ve eğlence aktiviteleri – plastik atıklar (poşetler, plastikten üretilmiş ürün ambalajları, şişeler, kapaklar, oyuncaklar, balonlar vs) ve diğer katı atıkların bilinçli olarak veya bilinçsiz olarak kumsala bırakılması
Kara kaynaklı çöpler akarsular, kanallar, kanalizasyon çıkışları, taşkınlar, rüzgar ve gelgitlerin süpürmesi yoluyla denize ulaşır.

Bunların yanında deniz kökenli faaliyetler de önemli kaynaklardır; bunlar:
• Ticari amaçlı balıkçılık – olta takımı ya da ağların atılması, ağlara takılan straforlar.
• Ticari ya da serbest gemicilik (büyük kargo gemileri, yolcu gemileri, feribotlar) – bu gemilerin atık su boşaltımları ve yolculuk sırasında denize düşen yükleri.
• Eğlence amaçlı gemicilik (balık avlamak için kullanılan küçük tekneler, yatlar, su sporları) – denize bırakılan şişe, atık su, olta, spor aletleri gibi çöpler.
• Denizaşırı petrol ve gaz platformları – bunlardan bırakılan sondaj aletleri, borular, variller, ambalajlar.
• Balık çiftlikleri – Bunlardan bırakılan ağ kafesler, yapı malzemeleri, yem çuvalları.
Dahası, gemilerde oluşan çöp sıklıkla denize bırakılır. Gemilerde, liman ve marinalardaki atık yönetim tesislerinin yetersizliği problemi daha da büyütür.

Plastik ve diğer katı atıkları azaltmak için hükümetlere, belediyelere düşen sorumluluklar nelerdir?
• Plastik ve diğer atıkları azaltmaya yönelik kanunlar, yönetmelikler çıkarmalı.
• Atık yönetimini geliştirmeli.
• Geri dönüşümü teşvik edici ve kolaylaştırıcı çalışmalar yürütmeli. Geri dönüşümle ilgili üreticiye sorumluluk yüklemeli.
• Bilinçlendirme çalışmaları yapmalı.
• Naylon poşet kullanımını vergilendirmeli veya yasaklamalı.

Plastik ve diğer katı atıkları azaltmak için üreticilere düşen sorumluluklar nelerdir?
• Geri dönüşüme uygun ambalaj ve ürün üretmeli.
• Geri dönüşümde kendini sorumlu hissetmeli.
• Tek kullanımlık ürün yerine tekrar tekrar kullanılabilen ürünler üretmeli.
• Depozito sistemi uygulamalı.

Plastik ve diğer katı atıkları azaltmak için insanlara düşen sorumluluklar nelerdir?
• Kara ve denizin bağlantılı olduğunu unutmamalı.
• Uygun çöp kutusu dışındaki yerlere (sokağa, nehir kıyısına ya da denizlere) asla çöp atmamalı.
• En az ambalaj gerektiren ürünler satın almalı.
• Plastik atıkları en aza indirmek için tüketimini de en aza indirmeli.
• Tek kullanımlık atılabilir bardak, tabak ve başka malzeme kullanmaktan kaçınmalı. Yemekleri tek kullanımlık olmayan kaplarda yemeli.
• Naylon poşet kullanmaktan kaçınmalı; yeniden kullanılabilen file torbalar, keseler tercih etmeli.
• Geri dönüşümlü malzemeden yapılmış ürünleri tercih etmeli.
• Doğal liflerden yapılmış giysi ve kumaşlar tercih etmeli, çünkü sentetik olanlar zamanla parçalanarak mikro-plastiklerin oluşmasına neden oluyor.
• Havaya balon veya dilek feneri gibi ürünleri salıvermekten kaçınmalı, çünkü bu ürünler kısa süre sonra karada ve denizde çöp olarak yerini alır.

Balıkçılık, yatçılık ve çeşitli su sporlar sorumlu bir şekilde icra etmeli.
• Çevreye karşı sorumlu marinaları destekmeli.
• Kıyıların ve okyanusların temiz tutulmasıyla ilgili arkadaşlarını ve aile üyelerini bilinçlendirmeli.
• Kumsal ve diğer yerlerin temizliğinde görev almalı.

Ek bilgi:
Kimi ülkeler plastik tüketimini azaltmak için çeşitli önlemler alıyor. Mesela İrlanda 2002 yılında plastik poşetleri ücretli hale getirdi ve plastik poşet kullanımı 2012 verilerine göre %90 oranında azaldığı tespit edildi.
Türkiye’de ise kimi belediyeler plastik poşet kullanımını pazar ve iş yerlerinde yasakladı. Mesela Akyaka Belediyesi tarafından “Naylon Poşete Hayır” kampanyası başlatıldı ve 1 Ocak 2012’de yürürlüğe giren tebliğ ile işletmelerin, pazarcıların naylon poşet kullanımı yasaklandı. Bu kampanyaya destek vermek amacıyla kadınlar da belediye bünyesindeki kursa katılarak file torbalar ördü. Aynı şekilde Seferihisar Belediyesi de organik pazarlarda naylon poşet kullanımını yasakladı ve kese, file torba kullanımını zorunlu hale getirdi. Bu belediyelerin yaptığı çalışmalar, diğer belediyeler tarafından da yaygınlaştırılırsa milyonlarca naylon poşet doğaya karışmayacak ve oradaki yaşamı etkilemeyecek.