Akdeniz Foku Araştırmaları

Giriş:

Akdeniz fokunu korumak, Akdeniz ve Ege Denizi’nde Akdeniz foklarının yayılımları ve habitat çeşitliliklerinin korumak için çok önemlidir. Akdeniz foku, Monachus monachus, sucul bir memeli olmasına rağmen, dışarı çıkmak, dinlenmek ve çiftleşmek için karasal alanlara, mağaralara ihtiyaç duyar. Bu türün etkin bir şekilde korunması için koruma ölçümlerinin kesinlikle hem karayı hem de denizi kapsaması gerekmektedir.

Ege ve Akdeniz Eylem Planının dört ana kolu vardır; bunlar habitat yönetimi, mortalitenin azaltılması, halk bilinçlendirme programları ve Akdeniz foku popülasyonlarının araştırılması ve gözlemlenmesi.

Bu konuda çalışan sivil toplum örgütleri ve üniversiteler tarafından, Akdeniz Foku için Türkiye’de 14 alan önemli olarak belirlenmiştir (Şekil.1). Ulusal Akdeniz Foku Komitesi “Akdeniz Foku Koruma Alanları (MSPAs)” olarak beş alanda fikir birliği yapmıştır.

Şek. 1. Türkiye kıyıları boyunca Akdeniz ve Ege Denizi’de bulunan en önemli 14 Akdeniz Foku Habitatı (1. Gökçeada-Bocaada-Baba Br., 2. Foça-Yeni Foça, 3. Karaburun-Mordoğan, 4. Çeşme-Alaçatı, 5. Dilek Yarımadası-Kuş Adası, 6. Küdür Yarımadası-Bodrum Yarımadası, 7. Karaada-Bodrum, 8. Gökova-Ören, 9. Datça-Bozburun, 10. Göcek-Fethiye, 11. Olimpos Milli Parkı-Kemer, 12. Gazipaşa-Taşucu, 13. Cilician Havzası, 14. Samandağ)

Türkiye Ulusal Komitesi tarafından beş alan pilot bölge olarak seçilmiştir. Bunlar;

Alan 1: Gökçeada, Bozcaada, Baba Burnu ve Çanakkale yakınlarındaki anakara civarlarını içermektedir.

Alan 2&3: 2. Alan İzmir ve Aliağa arasındadır ve Foça SPA’yı da kapsar. 3. Alan Karaburun Yarımadasını içermektedir.

Alan 4: Çeşme ve Kuşadası arasındaki kıyı şeridini içerir.

Alan 6: Güvercinli ve Bodrum arasındaki Bodrum Yarımadasını kapsar

Alan 12: Kültür Bakanlığı tarafından son zamanlarda belirlenen Gazipaşa ve Taş ucu arasında bulunan Kilikya havzasındaki 5 farklı koruma bölgesini içerir.

Komite iki farklı set koruma yönetmeliğine karar verdi: bütün alanlarda uygulanması gereken genel yönetmelik ve her bir alanın belirli ihtiyaçlarını kapsayan özel yönetmelik. Akdeniz Foku Koruma Alanlarında uygulanacak olan özel yönetmelikler, NMSC’nin Teknik Alt Komitesi tarafından değerlendirilecektir.

Taslak Genel Yönetmelik aşağıdaki sınırlamaları içermektedir:

Akdeniz Foku Koruma Alanlarında yeni balık çiftliklerinin kurulması önlenebilir. Var olan balık çiftliklerinin foklara zarar vermemesi için gerekli olan dış koruma netlerini bulundurmaları şart olacaktır.

Komite’nin önerisini göre, Kuzey Ege’de bulunan Gökçe ada, Ege Denizinin ortasında bulunan Foça Bölgesi, Kokar, Sigacık ve Dilek yarımadası, Bodrum Yarımadası, Fethiye’den Antalya’ya, Gazipaşa’dan Erdemli’ye ve İskenderun’dan Samandağ’a in situ koruma ölçümleri alınmalıdır.

EYLEM PLANI

Habitatların korunması için yasal uygulamaların güç kazanması ve yeni düzenlemelerin oluşturulması
Akdeniz Foku habitatları, hayvan hangi evrede olursa olsun, her yaş grubu için kritik önem taşır. Son 10 yılda, çeşitli nedenlerden dolayı bu habitatlar tahrip olmuştur. Mevcut habitatlarının korunması bölgedeki hedeflerden biri olmalıdır.

Hız motoru trafiğinin, dalış aktivitelerinin ve balıkçılığın artması gibi turizme bağlı olan genel tehditlerin birçoğu Türk kıyılarında önemli sorunlar doğurmaktadır. Bunun ana nedeni kontrolsüz ve hızla büyüyen kitle turizmindeki gelişmeler ve yazlık evlerin sayısındaki artıştır. Turizm sezonu, birkaç ay sürmesine rağmen, Akdeniz Foklarının yavrulama sezonu ile çakışmaktadır. Maalesef, bu dönemde artan kıyısal aktiviteler, üreme habitatlarına zarar vermekte dolayısıyla koloninin üreme başarısını doğrudan tehdit etmektedir.

Son zamanlara kadar yasa tarafından yasaklanmış olmasına rağmen, fok mağaralarına gerçekleşen ziyaretler ciddi sorunlar doğurmaktadır. Bu turizm aktiviteleri, zaten sayıları az olan üreme ve doğum sonrası bakım için uygun mağaraları daha da sınırlamıştır. Sonuç olarak, geri kalan bozulmamış üreme mağaralarının sayısı üreme başarısını sınırlayan önemli bir faktördür ve bu durum popülasyon büyüklüğünde azalmalara neden olmaktadır.

Tercih edilen habitatların azalması, büyük kıyısal yerleşimler nedeniyle artan jüvenil ölümlerinden anlaşıldığı üzere, Akdeniz Foku’nun sayısında meydana gelen azalmaların en önemli nedenlerindendir. Hızlı ve kontrolsüz gerçekleşen kıyı gelişimi nedeniyle geçmişte jüvenil mağaraları olarak kullanılan alanların terk edildiği birçok durum vardır (Yediler and Gucu, 1997).

Plastik şişeler, torbalar, paketleme bantları gibi katı atıklar, arazi çalışması boyunca havza genelinde gözlemlenmiştir ve genellikle bu çöpler mağaralarda, mağara girişlerinde, kıyı boyunca bulunan kayalıklarda ve sahiller birikmiştir. Bu atıklar foklar tarafından yenilebilir ve sonuçta ölümlere neden olabilir. Bu duruma ek olarak, balıkçılar tarafından denize bırakılan sentetik balık ağlarına Akdeniz Fokları takılabilirler. Bunların dışında, Akdeniz Foku Habitatları kaza eseri gerçekleşen petrol sızıntılarına maruz kalmaktadır. Etkileri azaltmak için, önemli fok alanlarında özel önlemler alınmalıdır.

Hedefler: Önemli fok habitatlarında, habitat bozulmalarını engellemek, balıkçılık aktivitelerini, turizm inşaatlarını ve dalış aktivitelerini yasaklamak ve denizel kirlenmeyi azaltmak

Açıklama:

Fok habitatlarında hız motoru trafiği, dalış aktiviteleri, balıkçılık gibi Akdeniz Foku habitatlarının yakınlarında gerçekleşen turizmin etkilerini azaltmak için yeni düzenlemeler hazırlanacaktır. Balıkçılık aktivitelerini ve kıyısal inşaatları içeren mevcut yasalar gözden geçirilecektir.
İnsan aktivitelerinden uzakta bulunan alanlarda ve kumsallarda, plastikleri ve yüzen diğer yapay artıkları toplayarak önemli fok habitatların yıllık temizlenmeleri yapılacaktır.
Önceliğimiz: Acil

Sorumluluklar: Çevre Bakanlığı, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı, Turizm Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı

Paydaşlar: Çevre Bakanlığı, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı, Sahil Gücenlik, yerel STK’lar ve balıkçılar

Uygulama için ön koşullar: Önemli fok habitatlarına yönelik son veriler, yukarıda bahsedilen alanlarda ön arazi çalışması

Uygulama esnasında beklenen sorunlar: İlgili bakanlıkların(Çevre Bakanlığı, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı) koordinasyonu zor olabilir. Akdeniz fokunun korunması için ulusal strateji çerçevesinde, ilgili organizasyonların iş birliğinin daha etkili olacağı beklenmektedir.

Uygulama Takvimi: Bu eylemler bir yıl boyunca sürdürülecektir.

Yeni düzenlemelerin hazırlanması

Var olan yasaların gözden geçirilmesi
Petrol sızıntı müdahale planının ve gerekli donanımların belirlenmesi

Fok Habitatlarında Arazi Taraması

Bütçe: Toplam 220,000 US$

Düzenlemelerin hazırlanması ve gözden geçirilmesi: $20,000
Kaçak dalış, balıkçılık ve diğer aktivitelerin belirlenmesi için önemli fok habitatlarının taranması: $100,000
Önemli fok habitatlarında petrol sızıntılarının olması halinde müdahalede gerekli olan ekipmanlar: $50,000
Önemli fok habitatlarında alan temizleme kampanyası: $50,000

Gözlem: Bu eylem sahil güvenlik, Çevre Bakanlığı ve STK’lar tarafından fok habitatlarında düzenli taramalar halinde yürütülebilir.

Öz geçmiş: Balıklar ve Akdeniz Fokları söz konusu olduğunda, iki ana problemle karşılaşılmaktadır. Bunlar 1) habitat kaybı, Akdeniz Fokları için özellikle üreme alanlarının, balıklar için yumurtlama ve bakım alanlarının yok olması ve 2) İnsanlar yüzünden besin ağının bozulması. İnsan nüfusu arttıkça, gerek endüstrileşme gerek kentleşme olsun,kıyısal bölgelere yönelik olan, artan ihtiyacı durdurmanın hiçbir yolu yoktur. Sonuç olarak, tek çözüm yöntemi yüksek ekolojik öneme ve/veya biyo-çeşitliliğe sahip olan son kalan kıyısal bölgeleri belirlemek ve korumaktır.

Hedefler: Üreme alanları başta olmak üzere Akdeniz foku habitatları ile birlikte balıkların yumurtlama ve bakım alanlarını da üremeleri için korumaktır. Akdeniz Fokları’nın mortalitesini azaltmak ve konu üzerine eğitilmiş personeller yetiştirerek alandaki tehditleri azaltmaktır.

Açıklama: Bu özel koruma alanlarında balıkçılık, turizm, dalış ve insaat gibi her türlü insan faaliyetleri yasaklanmalıdır. Görevli personeller tarafından bu alanlar düzenli olarak taranacaktır. Posterler, broşürler gibi eğitim materyalleri hazırlanacak ve dağıtılacaktır. Yerel otoriteler ve Sahil güvenlik ile birlikte çalışılması gerekmektedir. İleride bahsedilecek olan dört alan olası özel koruma alanları olarak seçilmiştir. Bunlar; Gökçe ada, Karaburun Yarımadası, Bodrum Yarımadası (bu üçü Ege Denizi’nde bulunmaktadır) ve Kilikan

Öngörülen aktiviteler aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Yeni özel koruma alanları için yeni personeller eğitmek
Öncelik: Acil

Sorumlu Kurumlar: Çevre Bakanlığı. Tek bir hükümet otoritesi, bilimsel topluluklar ve yerel STK’lar ile işbirliği halinde denizel koruma alanlarının belirlenmesinden ve yönetilmesinden sorumlu olmalıdır,

Paydaşlar: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Üniversiteler, STK’lar, Sahil Güvenlik, balıkçılar ve belediyeler

Uygulama Önkoşulları: Var olan ulusal yasaların gözden geçirilmesi ve kıyısal habitatların korunması ve balıkçılık yönetimi ile ilgili çeşitli hükümet kolları arasında sorumlulukların ve otoritelerin birleştirilmesi.

Uygulama esnasında karşılaşılacak olan tahmin edilen problemler: Alan taraması için gerekli olan botlar ve yeterli personeli işe almak gibi alt yapı çalışmalarına ve araştırmalarına fon bulmak.

Uygulama Takvimi: Eylemin bir yıl sürmesi planlanmaktadır. Fakat Eylem 1 ile birleştirilmesi ile devam eden birkaç yıl sürebilir.

Bütçe: Her bir alan için toplam US$ 50,000

Saha kontrolleri için şişme boat: $ 10,000

Eğitim setleri: $ 20,000

Personellerim eğitimleri için harcanan para: $ 20,000

Eğer bütün bu dört alan da yeni özel koruma alanları olarak değerlendirilirse, toplam bütçe US$ 200,000 olacaktır.

Gözlem: Bu eylemi, koruma alanlarının ve Akdeniz Foklarının korunması ve yönetiminde uzmanlaşmış olan Çevre Bakanlığı’nın yetkili bölümleri ve STKlar kontrol edecek ve ara ve final raporlar hazırlanacaktır.

3. Ölüm oranlarında azalmalar

Akdeniz foklarının karşılaştığı en büyük sorunlar arasında bu fokların öldürülmeleri ve balıkçılık malzemelerine takılmaları gelmektedir. Ülkemizde, Akdeniz foklarının vurularak öldürüldüğü veya ağlara takılarak boğulduğu örnekler bulunmaktadır (Ozturk, 1992, 1998).

Balıkçılar, av miktarlarının azlığından zaten şikâyetçi olmaktadırlar ve fokları zararlı hayvanlar olarak görmektedirler. Yaşamlarını sürdürebilmek için, bu hayvanları bilerek öldürmektedirler. Berkes’e göre (1982) bireysel, kendisini sürdürebilen balıkçılıktan, ticari balıkçılığa geçişin, balıkçıları foklara karşı daha az toleranslı yapmıştır.

Akdeniz çevresinde ağlara takılma Akdeniz Fokları’nın ölümlerini arttırmaktadır. Ağlarda yakalanan fokların geri denize salınması ile ilgili birçok örnek bulunmaktadır. Fakat naylon ağların kullanılması ile ölüm veya yaralanmalar da gözlemlenmektedir. Ozturk (1992, 1994, 1998), Türkiye sularında 1986-1996 yılları arasında 24 ölüm vakası raporlamıştır, bunlardan 6’sı ağa takılarak boğulmuştur. Bunlara ek olarak, 3 yavru da Foça ve Karaburun’da boğulmuştur (Guclusoy and Savas, 1997; Guclusoy, 2000; Guclusoy and Kence, 2001). Bu altı fok ölümü Kilikya Havzası’nda gözlemlenmiştir, sadece bir yavru ağa takılmadan dolayı boğulmuştur (Yediler and Gucu, 1997). Bu bölgede gerçekleşen yoğun balıkçılık aktiviteleri ve var olan ölümler göstermektedir ki, bu aktiviteler yavru foklar üzerinde büyük tehdit oluşturmaktadır.

Akdeniz fokları ve balık çiftlikleri arasında var olan bu sürtüşme, fokların kafeslere zarar vermesi ile daha da artar. Balık kafeslerini, fokun verdiği zararlara karşı korumak mümkündür. Koruma ağlarının kullanılması, fok habitatlarında zorunlu hale getirilmeli ve bu ağların kullanımının düşük masrafa sahip olması lazımdır.

Ulusal karaya vurma ağı ve gözlem programları kurulmalıdır. Bu programlar sayesinde ölüm oranının sayısı ve nedenleri anlaşılacak, nadir ölümler takip edilebilecek ve bu foklar üzerine balıkçılığın etkileri tespit edilecektir.

Hedefler: Eğitim ve alternatif metotların gösterilmesi sayesinde, balıkçıların bilerek fokları öldürülmesi engellenecektir. Veri tabanı ve karaya vuran veya bilerek öldürülen fok bilgi ağı kurulacaktır.

Önem derecesi: Yüksek

Açıklama:

Akdeniz Foku mortalitesinin gözlemlenmesi amacı ile ulusal karaya vurma ağının kurulması. Bu ağ sayesinde, kolonilerde belirlenecektir.
Kasten öldürmeye karşı eğitim setlerinin hazırlanması
Foklar tarafından ağlara verilen zararları engellemek için fokları uzaklaştıran mekanizmalar üzerine çalışmak
Sorumlu Kurumlar: Tarım ve Köy işleri Bakanlığı (MoARA), Çevre Bakanlığı (MoE)

PAydaşlar: MoARA, MoE, balıkçılık kooperatifleri, balıkçılar, balık çiftlikleri sahipleri, yerel STKlar, Sahil Güvenlik

Uygulama için ön koşullar: Yerel balıkçılar ve balık çiftlikleri ile işbirliği

Uygulama esnasında karşılaşılacak olası sorunlar: Balıkçılar ve balık çiftlikleri sahipleri işbirliği yapmak istemeyebilir.

Uygulama takvimi: 1 yıl

Bütçe: Toplam US$ 70,000

Eğitim seti: $ 20,000

Karaya vurma bilgi bankası oluşturmak: $ 30,000

Fok uzaklaştıran sistemler üzerine çalışma: $ 20,000

Gözlem: Bilgilendirme kampanyaları amacı ile balıkçılık kooperatiflerini MoE gözlemlemelidir. STKlar ile birlikte MoE veri bankası oluşumundan sorumlu olmalıdır.

4. Kamu bilgilendirme programı

Türkiye’de Akdeniz foku’nu koruma üzerine birçok bilgilendirme kampanyaları olmasına rağmen, kamunun bilinç düzeyi yeterli değildir. Bu gibi kampanyalar sürdürülebilir olabilmeleri için, genç nüfus, farklı alanlar vb. üzerinde devam etmelidir.

Hedef : Akdeniz Foku’nun korunması üzerine kamu bilincinin arttırılması ve böylece birçok koruma aktivitelerin daha etkili olması sağlanmış olur..

Öncelik: Yüksek

Açıklama: Balıkçılar, yerel halk, liman otoriteleri, sahil güvenlik, okul öğretmenleri, öğrenciler ve turistlerin, Akdeniz Foku’nun korunması amaçlı eğitimleri. Bu eylem, güncel bilimsel bilgileri içerecektir ve özel bir belgesel, rehber koruma kitabı, kitapçık ve diğer eğitim materyalleri hazırlanacaktır.

Sorumlu Kurumlar: Çevre Bakanlığı (MoE)

Paydaşlar: MoE, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Balıkçılık Kooperatifleri, Eğitim Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, STKlar ve diğer yerel kurumlar, okullar ve tur operatörleri, dağlıçlar

Uygulama Önkoşulları: Finansal kaynaklar

Uygulama esnasında karşılaşılacak olan olası sorunlar: Bu eylem için bazı odak alanları olmasına rağmen, bu eylem bütün ulusu kaplamalıdır, dolayısı ile daha büyük bir bütçeye ihtiyaç duyar.

Uygulama Tabloso: 2 yıl

Bütçe: Toplam US$ 150,000

Poster ve etiketler: $ 10,000

Broşürler: $ 5,000

T-shirtler: $15,000

Gösterimler: $ 50,000

Rehber Koruma Kitabı: $ 20,000

Belgesel film: $ 50,000

Gözlem: Bu eylem gelişim raporu tarafından gözlemlenecektir.

5. Akdeniz Fok Popülasyonlarının araştırılması ve gözlemlenmesi

Türkiye sahillerinde bazı Akdeniz foku kolonilerinin başarılı çalışmaları olmasına rağmen, fok sayıları hakkında kesin bilgiye sahip değiliz. Türkiye ve Yunanistan arasında bulunan Ege Denizi için bu durum özellikle kritiktir. Akdeniz foku habitatlarının güncel bilgilerine sahip olmak çok önemlidir. Ancak bu bilgiler ışığında etkin koruma projeleri yürütülebilir.

Hedefler: Türkiye’nin Ege ve Akdeniz sahillerinde bulunan fokların sayılarını ve cinsiyet, yaş gibi popülasyon parametrelerini daha iyi anlamak ve habitatlarını gözlemlemek.

Öncelik: yüksek

Açıklama: Asıl popülasyon büyüklüğünü ve yapısını belirlemek için hem karadan hem de denizden fok habitatları gözlemlenecektir. Aynı zamanda, bu habitatlarda gerçekleşen değişiklikler gözlemlenecektir. Dalgıçlar, balıkçılar vb. gözlemler hakkında bilgiler toparlanacaktır.

Sorumlu Kurum : Çevre Bakanlığı

Paydaşlar: Üniversiteler, yelkenciler, dalgıçlar, yerel halk, yerel otoriteler ve balıkçılar, STKlar.

Uygulama önkoşulları: Yerel halk, STKlar ile birlikte, işbirliğinde bulunmalıdır.

Uygulama esnasında karşılaşılacak olası sorunlar: Yok

Uygulama Takvimi: 3 yıl

Bütçe: US$ 300, 000

Araştırma Gezisi: 25,000 USD gezi başına* x 12 gezi: US$ 300,000

Gözlem: Uluslar arası ve ulusal otoriteler tarafından ara ve son raporlar ile kontrol edilecektir.

Türkiye Ulusal Eylem Planının Ana Hatları

Eylemler arasındaki ilişkiler aşağıda gösterilmiştir. Üç eylemin birbiriyle yüksek derecede ilişkide olduğu ortadadır. Her bir eylemin birçok testi birbiriyle üst üste gelmektedir. Bu eylemler arasındaki koordinasyon, araştırmanın etkinliği için önemlidir.